Kategoriler

Üniversiteye bir kala, Anne Babalara

“Yaparsın oğlum/kızım, başaracağına inanıyorum, bizi mahcup etmezsin biliyorum, sen yetenekli birisin bunu mu başaramayacaksın? Vız gelir sana, gözü kapalı yaparsın...”

 

Sonra veliler yaptıklarını anlatarak biraz minnet biraz da sitem dolu sözlerle: “Sana bu kadar emek veriyoruz karşılığını da istemek en doğal hakkımız, bir dediğini iki etmiyoruz, ne istiyorsan eyvallah...”

 

Kendi hayatıyla karşılaştırmalar veya ben olamadım bari benim olmak istediğim gibi olsun düşüncesiyle yapılan tavsiyeler: “Bir bizim işimize bak bir de senin işine bak kalem sallıyorsun o kadar. Öğrencilik basittir bizim halimizi düşün ona göre çalış, bizim zamanımızda imkân yoktu şimdi imkânlar da çok artık değerlendir, geceni gündüzüne katıp çalış...”

 

Birazcıkta yalnız hissetmemesi için mücadelede ortak olduklarını, güçlerini birleştirdiklerini belirtmek için de: “Her zaman yanındayız bunu unutma, tüm desteğimiz seninle...”

 

Tereddütlerin ortaya çıkardığı durumlara binaen, ya kazanamazsa diye düşünüp işi garantiye almak ve olumsuz hallere düşmemesi için de: “Kazansan da kaybetsen de önemi yok, hayırlısı olsun, canından mı kıymetli...”

 

Sonuçların kendisini ilgilendirmediğini, bir beklentilerinin olmadığını vurgulamak için de: “Bizim senden bir beklentimiz yok, tek endişemiz senin geleceğin, kendine faydan olmasını istiyorsan çalış...”

 

Bu duygular esaretinde geçen sınav hazırlığı...

 

İyi geçmeyen sınav sonrası gelen her telefon veya karşılaşılan herkesten duyulan klasik teselli lafları:

“Hayırlısı olsun, meğer nasibinde yokmuş, boşver dünyanın sonu değil ya, takma kafana, gelir geçer, olur böyle durumlar, başarı Allah’tandır sıkma canını...”

 

Ortaya çıkan sıkıntıdan ders çıkarması için de: “Sen çalışkandın sana ne oldu, niye kazanamadın hayret doğrusu...”

 

Gayri ihtiyari gelen cevap:

“Sanki ben istemiyorum kazanmayı, hep hayırlı olsun diyorsunuz ya sanki hayır bıraktınız da. Oof oofff...”

 

İçten içe de: “O kadar emek verdik karşılığına bak, biraz daha çalışsaydın olmaz mıydı yani? Elin oğlu/ kızı senden daha tembelken kazandı bizimkinde iş yok, birde karşıma geçmiş morali bozuk halle sanki çok üzüldüğünü ifade etmeye çalışıyor, bu hale geleceğini düşünseydin böyle olur muydu? Ah ah ben nasıl arkadaşlarımın yüzüne bakacağım? Sen kazanacaksın bende senden gurur duyacaktım, seni herkese anlatarak hava atacaktım, ne havam kaldı ne tadım ne de tuzum. Yıkıl karşımdan diyesim geliyor ama neylersin atılmıyor ki atasın satılmıyor ki satasın.“

 

Başarılı geçen sınav sonrasında ise: “İşte bu, seni en derinden tebrik ediyorum, başaracağına zaten inanıyordum, medarı iftiharımızsın, Varol oğlum/kızım.”

 

Emeklerinin karşılığını almanın mutluluğu ve verilenlerin unutulmaması adına da: “Sana verdiğimiz emekleri boşa çıkarmadın; bütün emeklerimiz ananın ak sütü gibi helal olsun.

 

Sonrasında teşekkürler, minnettarlıklar: “Bu sevinci bize yaşattığın için sana minnettarız, bizi mutlu ettin ya, gayrı sende hep mutlu olasın..”

 

Derken duygulu anlar ve gözyaşları ama sevinçten ileri gelen...

 

Peki, çocuklarının üç beş günlük bir dünya hayatını kazanması adına velilerin verdiği bu mücadelenin aynısını ahiretlerini kazanması adına da veriyorlar mı?

 

Oğlum/kızım bugün dershaneye gittin mi? Şu kadar soru çözdün mü?

Bu bu derslerin zayıftı onları hallettin mi?

Öğretmenleriniz iyi ders veriyorlar mı?

Yardımcı kaynaklara ihtiyacın var mı?

Özel ders ister misin?

Bu kadar saat çalışıyorsun yeterli oluyor mu?

Şu şu yayın evlerinin sınava hazırlık kitapları çok kaliteliymiş onlardan alayım mı?

Arkadaşlarınla bazen çalışsan daha faydalı olmaz mı?

 

Daha nice bunlara benzer sorular kadar şu soruları da soruyorlar mı...

 

Camiye gidiyor musun?

Namazlarını kılıyor musun?

Şu kadar Kur’an okudun mu?

İslami eserleri okuyor musun?

İslam için ne hizmetler yapıyorsun?

Ahiretlik azığını hazırladın mı?

Bizlere ve tüm Müslümanlara dua ediyor musun?

Arkadaşlarınla aran nasıl, senden razılar mı?

 

Elbette her iki kategorideki soruları soran veliler vardır ama maalesef bu kişilerinde azınlıkta olduğu da bir gerçektir.

 

Velilere sesleniyorum!

 

Gelin bir daha hayatımızı gözden geçirelim. Büyük hesaplar yapalım. Neye ne kadar önem veriyorsak onunla alakalı tavsiyelerde bulunup ona göre davranış sergileyelim. Ona göre rota çizip çocuklarınızı ona göre yönlendin, üç beş günlük dünya namına ahiretlerinin heba olmasına sebebiyet vermeyin...

 

Söylemek istediklerime kulak verilmesi temennisiyle...

 

Selam ve Dua ile...

Özet
:
Üniversiteye bir kala, Anne Babalara
www.misturi.com ©
X